Ekim 30, 2016

NEPAL

By In SEYAHAT YAZILARI

Bu güne dek yaptığım ülke gezileri arasında,en keyif aldığım gezilerden biri oldu Nepal seyahati.Bu gezide gördüklerim ve tanık olduklarım sayesinde kendi geçmişime de bir yolculuk yapma imkanım oldu. Nepal’in dağları çok yüksek ve bir o kadar da ihtişamlı,sokakları dar ve tozlu ama iliklerine kadar yaşam dolu,insanları yorgun,fakir ama çok mutlu ve huzurlu,çocukları bakımsız,sümüklü ama çok sevimli ve tatlı,yemekleri baharatlı ve acı ama çok lezzetli, Nepal’de gökdelenler, plazalar, süslü püslü iş ve alışveriş merkezleri pek yoktur ama muhteşem tapınakları,saray meydanları ve stupaları vardır insana huzur veren.

Nepal’de zaman sanki durmuş gibi. İnsanlar yüzlerce yıl öncesinin içsel saflığını yaşamaktalar.Eşsiz birer açık hava müzesini andıran Saray meydanlarında,geçmişle bütünleşiyorsunuz. Himalayalara karşı güneşin doğuşunu ve batışını hayrınlıkla seyrediyorsunuz,ülkeyi çevreleyen dağların doruklarının görkemiyle karşılaşıyorsunuz ve sokaklarında güler yüzlü insanlar tarafından selamlanıyorsunuz… Bu güzel ülkenin,güzel insanlarına buradan tekrar Nameste ve Danyavard diyorum…


Nepal hakkında bazı genel bilgiler:

Nüfus 28 milyon civarıdır.Dünyanın tek Hindu Krallığıdır.Dünyanın en fakir 10 ülkesi arasında yer alır.Bayrağı dikdörtgen olmayan tek ülkedir.Farklı takvimleri vardır. Nisan ayının ilk haftası yılbaşıdır. Himalayalardaki 8.000 metreden yüksek 10 zirve Nepal’dedir. Dünyanın en yüksek zirvesi “Everest (Sagarmatha)” Nepaldedir. Katmandu 1500 m yükseklikte yer alır ama 20-30 senede bir kar yağar.Nepal de 7000 metreyi aşan 250 den fazla zirve vardır.Asya kıtası ve Hindistan anakarasının sıkıştırması nedeni ile Himalayalar heryıl biraz daha yükselmektedir.Cumartesi dini ve resmi tatil olduğu için dükkanların bazıları ve resmi daireler kapalı olur.Pazar günü haftanın 1. günüdür.Nepal de zorunlu eğitim yoktur ve halkın % 40’ı da okur-yazar değildir.Askerlik zorunlu değildir fakat saygın paralı askerleri [bazı ülke ordularında da görev yapan (ingiltere mesela)] Gurkha’lar 2200 dolar civarı bir ücret alıyorki inanılmaz yüksek bir ücrettir.Tüm ülkede olmasada özellikle Katmandu da ciddi bir trafik sorunu var.Bir yakınını kaybeden kişi saçlarını kazıtır ve gözyaşlarına sınır çekmek için kirpik diplerine kırmızı çizgi çeker.

Nepal’de kedi görmek biraz zor,sokaklarda falan pek rastlanmıyor.Çünkü kedi uğursuz olarak kabul ediliyor ve beslenmiyor. Aileler köpek de beslemiyor ama köpek sayısı çok fazla ve heryerde dolaşmaları serbest.

YEMEK KÜLTÜRÜ

Nepal’de restaurantlar ön hazırlıklı değildir.Siparişi verince baştan yapmaya başlarlar ve hazırlanması çok uzun sürer.Bizdeki mantının bir benzeri olan “momo” adı verilen yemek yaygındır ve oldukça da lezzetlidir. Etli, sebzeli ve tavuklu olabiliyor.”Choupsey” adlı yemek noodle benzeri ama kızartılarak yapılır ve biraz suludur.Tatlı olarak “Banana Fritter” adlı muzu kızartarak hazırladıkları bir tatlı çeşidi vardır.Bölgeye ait “Everest” ve “Nepal İce” biraları çok lezzetlidir.”Çapati” denilen bizdeki lavaş-bazlama arası bir ekmekleri vardır ama oda istemezseniz yemekle standart olarak gelmiyor.

 


KATMANDU

DURBAR MEYDANI

Katmandu vadisinde yer alan üç Krallık şehrinden (Katmandu, Patan ve Bhaktapur) biri olan Katmandu’da her krallık şehrinde olduğu gibi “Durbar Meydanı” şehrin merkezinde. Katmandu’nun Durbar meydanı haricinde 2. turistik çekim merkezi “Thamel caddesi” . Katmandu’da hayat turistik ve antik merkezler olan Thamel caddesi ve Durbar Meydanının çevresinde geçiyor. Thamel caddesi ve ona açılan sokaklar; paşminacılar, maskçılar, sayısız hediyelik eşya dükkanı, tüm dünya mutfaklarından her bütçeye göre alternatifler sunan restaurantlar, internet cafeler ve otellerle dolu.

Durbar Meydanındaki binalar 1979 yılında UNESCO tarafında Dünya Mirası ilan edilmiş ve koruma altına alınmış durumda. Bu meydan çok sayıda tapınakla ve mimari açıdan önemli binayla çevrili durumda.

“Kasthamandap”, “Ashok Binayak”, “Maru Tole”, “Maju Deval”, “Kumari Devi” ve “Kumari Bahal” bunlardan bazıları. Nepal’de Budizm ve Hinduizm en yagın dinler.

Swayambhunath:

Swayambhunath, “kendiliğinden yaratılmış” anlamına geliyor. İnsanlardan bile önce kutsal olduğuna inanılan Katmandu Vadisi’ni gören bir tepede, 2000 seneden fazla bir süredir kurulu bu tapınak Stupa diye bilinen ana yapı tuğla ve kilden inşa edilmiş büyük beyaz bir yarımküre. Swayambhunath tapınağı ,Maymun tapınağı olarak da adlandırılır.Yayıldığı alan olarak en büyük budhist tapınağıdır. Burada maymunlar çok yoğun. Beslerken onlar sizin verdiğiniz muz yerine elinizdeki muz torbasını yada torba zannettikleri fotograf makinanızı tercih edeceklerdir, dikkatli olunuz.

İbadetler yapının içine girilerek değil, yapın etrafında saat yönünde dönülerek yapılmakta. Yarımkürenin hemen üstünde gümüş yaldızlarla kaplanmış bir bölüm ve küçülerek yükselen çemberlerden oluşan sivri bir kule inşa edilmiştir. Bu kulenin dört tarafına resmedilmiş Buda’nın her şeyi ve her yeri gören gözleri Kathmandu vadisinde yaşayan Budistleri her türlü kötülükten ve kötülük yapmaktan koruyup kollamakta.

Budist tapınaklarının içerisinde ve etrafında dua tekerlekleri ve dua bayrakları mevcut. İnançlarına göre üzerinde budha öğretileri yazılı bulunan dua tekerlekleri döndürüldüğü ve dua bayrakları dalgalandığı sürece (dünyanın her yerinde bu öğretiler yayılmaya devam edecektir). Bu tapınaktada irili ufaklı dua tekerleri olduğu gibi bir adet de dev bir dua tekerleği var. Yine bir tepede kurulu olan bu tapınağın terasından Katmandu’nun panoramik manzarasını seyredebilir yada fotografını çekebilirsiniz.

Bouddhanth:

Bu devasa ve çok eski Stupa, dünyadaki en büyük Budist Tapınak olarak bilinir. Dünyanın dör bir yanından Budistler (Bhutan, Tibet, Hindistan ve daha bir çok ülkeden) bu Stupa’yı ziyaret için gelirler. Bu yapının etrafında kurulu olan yerleşim yeri, Çin istilası sırasında Tibet’ten kaçıp buraya sığınmış yoğun bir Tibet’li nüfusuna sahip. Bu yüzden Bouddhanath Küçük Tibet olarakta anılmakta. Stupa, 100 metre çapındadır ve sekizgen temel üzerine bina edilmiştir. İçinde beşinci yüzyılda Lichichivi Kralı Mana Deva tarafından yaptırılan dua çarkları bulunan stupa, 36 metre yüksekliğindedir. Bu kulenin üstünde “Buda’nın gören gözleri” ve aydınlanma sürecininin, sadakatin, şefkatin, bilmenin ve nirvananın sembolü olan kule yükselir. Stupayı daire şeklinde çevreleyen binalar içinde Manastırlar da yer almakta.

Tüm budhist tapınaklarında olduğu gibi saat yönünde tapınağın etrafında dönüyorlar ve bir yandan dua tekerleği çeviriyorlar. Burası Hindu tapınağı olmadığı için sizde katılabilir sizde dua tekerlerini onlarla birlikte çevirebilirsiniz. Bu tapınağın çevresi tümüyle dükkanlarla çevrilidir.

Pashupatinath (Katmandunun en büyük Hindu tapınağı )

Pashupati’nin kelime anlamı “hayvanların efendisi”dir. Efsanelere göre Lord Şiva tanrılardan kaçmak için antilop şekline girerek burada yaşamıştır. İki katlı altın çatısı ve gümüş kapısı olan tapınak Newari mimarisinin en güzel yapılarından biridir. Hindu olmayanların Hindu tapınaklarına girmesine izin verilmediği için bu tağınağın içerisine girilemiyor.Ancak tapınağı ikiye ayıran “Bagmati Nehri” nin diğer yakasından tapınak izlenebiliyor. Bagmati nehri Hindistan Varanasi’deki “Ganges (Ganj)” gibi kutsal bir nehir. Bu tapınak Hinduların ölülerini yaktıkları bir tapınak aynı zamanda. Nehrin iki yakasını bir araya getiren köprünün üst tarafında asiller yakılırken alt tarafta sıradan halk yakılıyor.

Bir ölünün yakılması yaklaşık 3 saat sürüyor ve bu görev ailenin erkek çocuğuna düşüyor. Yakılma işlemine ölünün ağzından ateş verilerek başlanıyor ve yakılma esnasında yayılan keskin koku sanılanın aksine ölüden değil ağırlıklı olarak odunlardan geliyor ve bu odun kokusu ölü kokusunu maskeliyor. Yakılan küller nehire atılıyor ve bu nehirde ölülerin altın dişlerini arayan gençlere sık sık rastlanıyor.

Burada yakılarak küllerin nehire atılması bir Hindu için çok şeref verici. Ölümün yaklaştığını düşünen yaşlı Hindular birçok bölgeden gelerek tapınağın etrafında yaşayarak burada ölümü bekliyebiliyorlar. Bu tören esnasında yas çok nadir çünkü bu ruhun çıktığı bir seyahat olarak görülüyor. Cenazeye sahip ailenin erkekleri saçlarını en arkada bir tutam kalacak şekilde sıfıra vuruyor ve matemlerini dile getiriyorlar. 2002 yılında Kral öldürüldüğünde neredeyse tüm Nepal erkekleri saçlarını sıfıra vurdurmuş.

Yine bu tapınak hayattan kendisini tamamen soyutlamış olan sadece tapınan çalışmayan, evlenmeyen, yıkanmayan saç ve sakallarını hiç kesmeyen din adamları “Sadu”ların çok olduğu bir yer. Sadular ne kadar yoksul ise ruhları o kadar olgun kabul ediliyor ve çok saygı duyuluyor. Sadece “sadu” lar yakılmıyor, gömülüyor ve doğrudan cennete gidiyorlar. (ortalıkta fotoğraf çektirip para isteyenler “sadu” değil “sadu” luğu bırakıp para peşine düşenler olarak tanımlanıyor)

Bu tapınak yakınlarda bir de yaşlılar evi bulunuyor.Burada kimsesi olmayan,artık ölümü bekleyen ve öldükten sonrada yakılarak kutsal Bagmati nehrine küllerinin savrulmasını bekleyen yaşlı insanlar bulunuyor.Yoksulluk ve yokluk içerisinde yaşıyorlar.tek geçim kaynakaları yardımsever insanların yapacakları gıda ve giyecek yardımları.Tek amaçları kalmış ölmek ve yakılmak.

Patan:

“Lalitpur” olarak da bilinir, kelime anlamı güzel sanatların şehridir. Şehir hala ortaçağ havasını muhafaza eder. Şehrin sınırları Hintli İmparator Ashoko tarafından İsadan Önce 250 yılında inşa edilen 4 adet stupayla belirlenmiştir. Bu kentte yaşayanların neredeyse yarısı çeşitli el sanatlarıyla uğraşır. Patan Budistler için Asya’daki en önemli şehirlerden biridir. 7inci yüzyıldan beri Hindistan, Tibet ve Çin’den hacılar, bilginler ve keşişler şehri ziyaret ederler. Rivayete göre bir zamanlar şehir sadece keşişler ve zanaatkarlardan oluşmaktaydı.

Patan; Hindu tapınaklar, Budist anıtlar, bronz figürler, koruyucu tanrılar, harika metal ve tahta oymalarla bezenmiş yapılarla doludur. Eski çağlardan beri geleneksel üretimin devam ettiği Patan’da bugün de çalışan ustaların ataları Pekin’den Tibet’ten şehri manastırlarla, pagodalarla bezemek, tanrıların figürlerini yaratmak için çağrılmışlardır.


Bungamati Köyü :

Bungamati köyü yaklaşık 16. yy’da ilk kurulduğu halini koruyan, Newari halkının yaşadığı ve kendi dillerini konuştuğu, ismini bereket tanrısından alan bir köy. Tanrının adıyla anılan Rato Machhendranath Tapınağı, köyün görülmesi gereken yerlerinden biri. Köy aynı zamanda ahşap işçiliği ve ahşap ürünleriyle de çok ünlü.

Khokana köyü:

Yine bir Newari köyü. Budist nüfusun ağırlıklı olduğu bir köy. Köy’de tavuk ve domuz inançları gereği beslenmemekte. Köy otantik yapısını olduğu gibi korumakta ve kültür mirası kapsamında koruma altında. İnsanların günlük hayatı köy sokaklarında ve tapınaklarda geçmekte. Tipik bir Newari köyünde günlük hayatın koşturmacasına tanıklık etme fırsatı bulacağımız bir yer burası. Hardal bitkisinden yağ elde etmeleriyle ünlenmiş bir köy aynı zamanda.

Bhaktapur:

Bhadgaon olarak da bilinen Bhaktapur, denizden 1401 metre yüksekliktedir. Ortaçağ sanat ve mimarisine ev sahipliği yapan kent aynı zamanda Bertoluchi’nin Küçük Buda’sının yaşadığı yerdir. Şehir, midye kabuğu şeklindedir. Adanmışlar Kenti anlamına gelen Bhaktapur’da çömlekçilik ve hasırcılık geleneksel üretim alanlarıdır. Tipik bir Newari şehrinin bütün özelliklerini taşıyan Bhaktur Nepal’in en büyük hazinelerinden biridir.

Nagarkot:

Kathmandu’nun 32 km kuzeyinde yer alan Nagarkot, Himalayalar üzerindeki gündoğumu ve günbatımı manzarası ile ünlü olan eski bir yerleşim. Kathmandu Vadisi’nin izlenebildiği Nagarkot, Himalaya yolcuları için önemli bir durak.

Changu Narayan Tapınağı:

Birçok yıkımlara ve yangınlara tanıklık eden tapınağın geçmişi 4. yy’a kadar dayanmakta. Unesco dünya kültür mirası kapsamında koruma altında olan bir tapınak burası. Tapınak tanrı Visnu için inşa edilmiş bir yapı. İnce işçilikleriyle, çeşitli tanrı figürleriyle oldukça büyüleyici bir havaya sahip bir tapınak burası.

 

FOTOĞRAFÇILAR İÇİN;

Nepal insanlarıyla,doğasıyla stupalarıyla güzel fotoğraflar veren birülke.Ağırlıklı olarak sokak fotoğrafları,insan portreleri ve onlar için kutsal olan mekanlar ile karşılaşırsınız.

Fotoğraf ekipmanı olarak;  bir veya iki body bunun yanında,

10-24 mm.(16-35 mm full frame karşılığı) geniş açı lens,

16-50 mm (24-70 mm full frame karşılığı) zoom lens,

40-150 mm.(70-200 mm full frame karşılığı) telefoto lens,

35 mm ve 56 mm (50mm ve 85 mm.full frame karşılığı) prime lensler.

İnsan fotoğrafları çekerken hemen gördüğünüz bir ve birkaç kişiyi fotoğraflamaya kalkışmayın.Öncelikle insanlara yaklaşıp bir Nameste diyerek selam vermeniz çok daha sıcak ve nitelikli fotoğraflar çekmenizi sağlayacaktır.Budist tapınaklarını çekerken geniş açı lens gerekecek.Bu mekanlar,büyük ve ihtişamlı yapılar olduğu için geniş açı kadrajlar işinize yarar.Dağları fotoğraflarken telefoto lensler,sokaklarda dolaşırken klasik 16-50 mm(24-70 mm full frame karşılığı) lens işinizi görür.Eğer köylerde yürüyerek dolaşacaksanız 18-135 mm.gibi geniş aralıklı bir zoom lens,rahat hareket etmeniz için faydalı olur.Nepal’de insanlar fotoğraf çekimine karşı ılımlıdır.Rahat çalışırsınız.Dikkat etmeniz gereken konu insanlar ibadet ederken onları rahatsız edecek şekilde fotoğraflamaya çalışmamanızdır.İlk önce insana ve inançlarına saygı göstermemiz gerekir.İç mekan çekimlerinde açık diyaframlı lensler kullanmak gerekir.

Leave a Comment