Kasım 4, 2016

KÜBA GEZİ REHBERİ

KÜBA GEZİ REHBERİ

By In SEYAHAT YAZILARI

KÜBA GEZİ REHBERİ


Üç tarafı denizlerle çevrilmiş, klasik Amerikan arabaları ile dolu caddeleri,sokak başlarında kafelerde canlı müzik yapan grupları,koloniyel çok eski ve de rengarenk binaları evleri,bu evlerde yaşayan,allı güllü elbiseleri ile balkona çamaşır asan kadınları,sokaklarda bir masanın yada bir duvarın kenarında oturmuş domino,satranç oynayan insanları,alımlı,şık giysileri ile el kadar şortlarıyla salına salına yürüyen kızları,coco taksisi,bisiklet arabaları,bağırarak her türden yiyecek,giyecek,ev eşyası satan seyyar satıcıları ile ,Küba tam bir keşif ülkesi. Doğasıyla, kültür ve yaşantısıyla doğal, hatta yer yer el değmemiş,tarihinden yansıyanlarla ile,1960’lı yılların kocaman bir film seti gibi bir ülke Küba.

Açlığa fakirliğe rağmen neşelerini,umutlarını birbirlerine saygı ve sevgilerini kaybetmemiş insanların ülkesi Küba..Devrimin ve müziğin ülkesi..Zamanda geriye doğru bir yolculuk yapmak için en ideal yer.

Türkiye’den Küba’ya gitmek için 4 alternatif var.Air france/KLM havayolları ile Amsterdam aktarmalı,Aeroflot Rus havayolları ile Moskova aktarmalı,yada Kanada havayolları ile Kanada aktarmalı.2016 Aralık ayından itibaren THY direk Havana uçuşlarına başladı.İstanbul-Havana arası 14 saat sürüyor.Aktarmalı uçuşlarda beklemeleri hesaba katmazsak,yaklaşık 14-15 saat arası bir uçak yolculuğunu göze almanız lazım.Biletinize ve ücretine göre aktarmalarda 2  saat ila 1 gün arası bekleme zamanları da olabiliyor.

İklimi genelde sıcaktır.Kış aylarında bile 20-25 dereceler civarındadır.Temmuz-Eylül arası 35-40 dereceleri bulan sıcaklık ve nem de eklenince uzun yürüyüşler biraz sıkıntı olabilir.Ama 4 mevsim gezebileceğiniz ve her zaman denize girebileceğiniz bir ülke burası.

Para birimi olarak iki çeşit para birimi kullanılıyor.Birisi turistlerin ağırlıkla kullandığı CUC(Convertible peso),diğeri ise halkın kullandığı peso denen para birimi.1 CUC yaklaşık 25 peso ediyor.1 Euro da 1 CUC değerinde.Bu yıl başlanan bir çalışma ile yakın zamanda sadece peso kullanımda olacak.Bunun çalışmaları devam ediyor. Kredi kartının  kullanımı oldukça kısıtlı ve  kullanılsa bile komisyon oranları oldukça yüksek. Giderken yanınıza Dolar yerine Avro almanız da fayda var. Çünkü bozdururken komisyon yok, Dolar da ise komisyon var. Otellerde, ya da dışarda döviz bozdurmak mümkün,oranlar da fazla bir değişiklik yok.


HABANA

Rengarenk,devrimin başkenti Habana. Havana 3 ana bölgeye ayrılıyor. Havana Vieja yani Eski Havana, Centro Habana yani Havana Merkezi ve Vedado.

Hemen her yerde, caddelerde tüm güzellikleri ve ihtişamı ile salınan Amerikan arabaları, rengarenk boyalı,evleri sokakları, bir o kadar da renkli kıyafetleriyle çoğunlukla evlerinin önünde otururken gördüğümüz insanlarıyla keyifli bir şehir.

 

Eski Havana’da 4 ünlü meydan var.

PLAZA DE LA CATEDRAL, orantısız kuleleri ile meşhur, San Cristobal de la Havana  katedralinin olduğu meydan.Kolonyel mimarinin izlerini taşıyan bu meydan diğerlerine göre  nispeten daha küçük ama görülmeye değer.

 PLAZA DE ARMAS;Silahlı Kuvvetler Meydanı, Havana’nın en güzel meydanlarından birisidir.Burası sahaflar,müzisyenler,cafeler ve antikalarla doludur. Ayrıca bu meydanda, ağzında kocaman puroları ve rengarenk kıyafetleriyle para karşılığında fotoğraf çektirmek isteyen Küba’lı  kadınları da görebilirsiniz. Eski bir tapınak olan El Templete de bu meydanda.Havana kent müzesinin bulunduğu Palacio de los Capitanes generales de Armas meydanındadır.

PLAZA VİEJA; Burası diğer meydanlara göre daha geniş bir alana sahip. Burada bulunan Camara Oscura’nın tepesine çıkarak, Havana’ya panaromik olarak bakabilirsiniz.meydanda bol bol hediyelik eşya satan dükkanlar var.

PLAZA DE SAN FRANCİSCO; Eski Havana’daki bu meydan şehrin en güzel ve klas meydanlarından biri. terminal binasına ve kiliseye ev sahipliği yapan denize çok yakın bir meydan.Havana’daki en pahalı restoranlardan birisi olan Cafe del Oriente’de bu meydanda bulunuyor. Meydandaki heykeller oldukça ilgi çekici, ve görülmeye değer.


PLAZA DE LA REVOLUCİON

Havana şehrinin,hatta Küba’nın sembol sayılabilecek yerlerinden birisi bu meydan.Devrim meydanı.Bakanlık binalarının ortasında bulunan bu kocaman meydan 1 mayıs gösterilerinin,yürüyüşlerinin de yapıldığı yer.Meydan da çok büyük bir Jose marti anıtı bulunuyor.İki büyük duvardan birinde Che Guevera,diğerinde ise Camilio silüetleri bulunuyor. Aynı bölgede Küba halkının kahramalarından Jose Marti’nin hayatına dair bir de müze mevcut.

HOTEL NACİONAL DE CUBA; Küba seyahatinizde konaklamasanız bile,içine girip gezebileceğiniz ve Mojito,Cuba Libre,Pina Colada gibi nefis Küba kokteyllerini içebileceğiniz tarihi bir otel. 1930’dan bu yana bir çok devlet adamı ve önemli isimleri ağırlayan bu otelin bahçesi içkilerinizi içerken dinlenip nefes alacağınız güzel bir mekan.


CALLE OBİSPO(OBİSPO CADDESİ)

Plaza Armas’tan Parque Central’e doğru uzanan sokak Obispo caddesidir. Küba’lıların sık geldikleri araç trafiğine kapalı olan bu cadde,sağlı sollu küçük dükkanları,cafeleri ile oldukça hareketli bir yerdir.Cadde üzerindeki bulunan sokak pazarına uğrayıp hediyelik eşyalar alabilirsiniz.

 

Hediyelik deyince;Havana’da bulunan San Jose  alışveriş için en ideal yerlerden birisidir. Çok büyük kapalı bir alana kurulmuş olan bu alışveriş mekanında bir çok küçük dükkanlar bulunur.Fuar alanını andıran bu yerde t-shirtten,magnete,el yapımı süs eşyalarından,Küba’lı sanatçıların yaptıkları yağlı boya tablolara kadar çok geniş bir aralıkta hediyelik alabilirsiniz.Deniz kenarında bulunan bu pazarda yorulduğunuzda Hindistan cevizi içerisinde rom ile yapılmış içkinizi içerek yorgunluk atabilirsiniz.

Eski Havana gezisi sırasında  El Morro Kalesine çıkıp, şehri  panoramik olarak karşıdan seyredebilirsiniz.kaleden bakınca,Capitilo, Hotel Libre gibi sembol yapılar rahatça görülebiliyor.Ayrıca panaromik fotoğraf çekmek için de iyi bir noktadır.


DEVRİM MÜZESİ(MUSEO DE LA REVOLUCION)

Küba’yı ve Küba devrimini anlamak istiyorsanız,devrimin sancılı süreci ,devrim öncesi ve devrim sonrası geriye nelerin kaldığına ilişkin  bir çok şeyin sergilendiği Havana’daki Devrim Müzesini görmeniz gerekir . Burası,diktatör Batista’nın devrimin olduğu  gece kaçtığı eski başkanlık sarayıdır.  Castro ve arkadaşlarını taşıyan,devrim teknesi Granma,müzenin bahçesinde sergilenmektedir.Müze içerisindeki en etkileyici bölüm ise,diktatör Batista döneminde yapılan işkencelerde kullanılan aletlerin olduğu bölüm.

MALECON BULVARI

Malecon Bulvarı,Havana’da yaklaşık 7-8 km boyunca uzanan sahil şeridi.Günü her saati insanları burdaki duvarların üzerinde otururken,sohbet ederken görmek mümkün.Gezerken sokak çalgıcılarına denk gelirsiniz.özellikle gün batımına yakın esmeye başlayan rüzgarla birlikte yürüyüş yapabileceğiniz güzel bir bulvar.Eski Esenyurt belediye başkanı Gürbüz Çapan’ın hediye ettiği  Atatürk büstüde, Malecon’un üzerinde, Plaza Armas’a yakın bir yerde bulunuyor.

EL CAPİTOLİO

Capitolio, Washington bulunan Capitol’ün nerdeyse aynısı olan eski hükümet binası.Restorasyon halinde olduğu için şu an kapalı.Binanın önünde bulunan geniş cadde de eski Amerikan arabaları,bisikletli arabalar,dolmuşlar hep hareket halinde.Cadde üzerindeki renkli eski evler de güzel bir manzara oluşturuyor.Capitolio binasının olduğu bölgede,sokaklar parklar,Amerikan arabalarının bir arada olduğu dolmuş durağı gibi bir çok önemli ve güzel yer var.Burada vakit geçirip bu bölgeyi dolaşmalısınız.Ayrıca kaybolmak istemiyorsanız,size referans sayılabilcek önemli bir noktadır.Bu binayı baz alarak bir çok yere ulaşabilirsiniz.

Casa Museo de Ernest Hemingway

Ernest Hemingway’in,Küba’da yaşadığı dönemde kaldığı,ikamet ettiği evi.Hemingway’in bıraktığı en son haliyle duran bu ev,hükümet tarafından sevenleri için bir müzeye dönüştürülmüş.

Müze Pazar hariç her gün 10:00-16:00 arası açık.

CEMENTERİO COLON (ŞEHİR MEZARLIĞI)

Küba’da ölen insanlar eğer isterlerse yakılıyor,yada normal olarak gömülüyor.Havana’da bir tane mezarlık var.Mezarlıkta gezilir mi demeyin.Gerçekten çok ilginç ve çok sembolik mezar figürleri var.Tüm Havana’lılar buraya gömülüyor.Mavi gökyüzü ve kocaman bulutlar ile oluşturduğu fonda çok güzel heykeller ve sembolleri kullanarak güzel fotoğraflar çekebilirsiniz.Ünlü müzisyen İbrahim Ferer’in mezarı da burada bulunuyor.


PINAR DEL RIO VADİSİ VE VINALES

Havana’dan çıkıp, adanın batısına doğru giderken,bolca yeşillik, ağaçlık, şeker kamışı tarlaları,ve en iyi tütünlerin yetiştiği  yeşil alanlar eşliğinde yolculuk yaparsınız.Genelde bu yolculuk bir tütün çiftliğinde ilk molasını verir.Bu bölgede devlet kontrolünde üretim yapan tütün çiftlikleri bulunuyor.Bu çiftliklerde, tütün tarlaları, hasat sonrası tütün yapraklarının kuruması için asıldığı bir kulübe ve çiftlik sahiplerinin yaşadıkları evler bulunur.

Puro üretimi de devlet tekelindedir fakat,devlet bu tütün çiftlikleri ile anlaşarak, buradan çıkan tütünlerin kalitelerine göre hangi fabrikaya gideceğine karar veriyor.Genelde turistlerin ziyaretine açık olan bu çiftliklerde,tütünlerin kurutma aşamasını ve el ile puro yapımını izleyebilirsiniz.Devlete ait puro fabrikalarına ise girip fotoğraf çekmek çok zor.Genelde turistler bu fabrikalara sokulmuyor. Ayrıca bu çiftliklerde etiketsiz ve kutulu olanlara göre daha ekonomik purolardan da satın alabilirsiniz.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan,göz alabildiğine yeşil ve diğer tonlarla süslenmiş  Viñales Vadisi’ni görmeniz gerekiyor.Bu eşsiz güzellikler sunan vadiyi en güzel şekilde tepeden bir noktadan bakarak seyredebilirsiniz.

Vinales vadisi gezisinde bir diğer durak ise,geniş bir yeşillik ve dağlık alan içerisinde bulunan taşların oyularak oluşturulduğu bir mağara yürüyüşü ile gidebilieceğiniz Palenque de la Cimarrones tir.Burası ait olduğu dönemde şeker kamışı kölelerinin yaşadığı yerdir.mağara içerisinden yürüyerek geniş bir alana çıkıyorsunuz.Burada restaurant ve kafe bulunuyor.Turist grupları burada genelde öğle yemeği molası verirler.Yemek esnasında arkada bir yerde canlı müzik çalınıyor ve yemek sonrası turistler ile birlikte şarkı söylenip dans edilebiliyor.Yemek alanına gelmeden hemen önce siyahi birkaç Küba’lı turistler için ufak bir gösteri yaparlar.Elinde yanan meşale olan birisi ve müzik yapan başka birisi ile ilginç ve görülesi hoş bir gösteridir bu.

Vinales merkezinden 4 km kadar sonra vadi içerisinde,dünyadaki en büyük yağlı boya duvar resmi olan meşhur Mural de la Prehistoria  resmini görebilirsiniz.Ressam Leovidilgo Glez’e ait olan çalışma 1960 yılında başlayıp, 4 senede tamamlanmış.Vadinin kenarında sarp bir kayanın üzerine çizilmiş olan ve evrim teorisini anlatan bu yağlı boya resim, 120 metre yüksekliğinde ve 180 metre genişliğinde.


 TRINIDAD

Trinidad, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan şehir.bazen bir bazen iki katlı olan,renkli ve şirin evleri,taşlarla döşeli sokakları,bu evlerde yaşayan sıcak ve dost canlısı insanların yaşadığı bir şehir.Fotoğrafik açıdan Küba’nın en güzel yerlerinden birisi burası.Küçük ve şirin dükkanların bulunduğu caddeleri sokaklarda oynayan çocukları,at arabaları,eski Amerikan arabaları ile sizi hemen içine çeken sıcacık bir yer burası.

Trinidad’ın en meşhur meydanı Plaza Mayor meydanı. Eskiden burada köle ticareti yapılıyormuş. Şimdi ise konser alanı olarak kullanılıyor.Burada bulunan Casa de la Musica’da her akşam canlı müzik gurupları konser veriyor.Ayrıca karanlık çöktüğünde loş sarı renkli sokak lambaları eşliğinde sokakları gezmek te çok keyifli.


CİENFUEGOS

Havana’ya 250 km uzaklıkta,Küba’nın güney sahilinde bulunan şehirdir.Küba’nın ana liman kentlerinden birisidir.Ülkede yeiştirilen,bir çok ürünün ticareti için önemli bir şehirdir.Tarihi şehir merkezi Unesco tarafından 2005 yılında Dünya Mirasları listesine alınmıştır.

Cienfuegos, Fransız etkileri taşıyan bir şehirdir.Nedeni ise bir dönem bu bölgede beyaz nüfusun azalması ile Fransa’dan Bordeaux ve Louisiana bölgelerinden ailelerin göç ederek buraya yerleşmiş olmasıdır.Küba’nın en temiz şehirlerinden birisi diyebiliriz.Çok güzel ve temiz bir meydanı var.Bu meydan da Thomas Terry tiyatrosu bulunur.Burası da görülmeye değer bir yer.

 


 VARADERO

Küba’nın kuzey kısmında Bahama denizine bakan, 22 km uzunluğunda plajları ve yıl boyunca 25 dercelerin altına inmeyen sıcaklık değerleriyle,Küba’nın tatil ve eğlence şehridir. Varadero, turizme yatırım yapmaya başlayan Küba’nın önemli gelir kaynağı bölgelerinden biri.Bu şehir özellikle turistler için,turizm amaçlı olarak yapılmştır.  Genellikle lüks  ve bunun dışında her şey dahil hizmet veren çeşitli sınıflardaki otellerin yer aldığı bir yerdir.Bir çok turistin deniz,kum,güneş sarmalında tatil için tercih ettiği bir yerdir.Oteller 5 yıldızlıdır ama bildiğimiz gibi 5 yıldız değil gerçekte.Standartların biraz altındadır.Deniz tatili yapmak için ideal bir yerdir.Otellerde gündüz bir çok aktiviteler yapılmakta,akşamları canlı müzik dinlemek için fazlasıyla mekan bulunmaktadır.


SANTA CLARA

Santa Clara, Küba’nın  Villa Clara bölgesinin başkentidir.Konumu itibari ile önemli bir noktada bulunan şehir,devrim başladığında Che Guevera tarafından parlak bir zafer sonrası teslim alınmıştır.Bu sebeple Che’nin şehri olarak tanınır.

Che’nin naaşı, 1997 yılında Bolivya’da öldürüldükten 30 yıl sonra buraya nakledilmiş ve burada bir anıt mezar ve adına müze açılmış.Che’ye ait,çocukluğundan başlayarak tüm hayatını,okul yıllarını kapsayan özel eşyalarını,karnesini,devrim mücadelesini anlatan el yazılarını,fotoğraflarını ve kullandığı eşyaları;fotoğraf makinesi,daktilosu,silahları,giyisileri Che’ye dair birçok özel eşya, anıt mezarın altında bulunan müzede sergileniyor. Ziyaret sırasında müze içerisinde fotoğraf çekilmesine izin verilmiyor,makinelerinizi kapıda emanete bırakıyorsunuz. Mezarların bulunduğu loş alanda, mezarlar  duvara gömülü vaziyette duruyor.Bir duvar komple ölenlerin kare şeklinde çerçevelere çizilmiş siluetleriyle kaplı, çerçevelerin yanlarında ise bir dal kırmızı karanfil var.Anıt mezar geniş bir alana yayılmış durumda ve Che’nin 6,5 metrelik heykeli burada yükseliyor.

Santa Clara’nın çok güzel bir meydanı var.Ortada bir anıt heykel etrafında ise tiyatro binası ve müze bulunuyor.Sokakları düzenli,temiz ve bakımlı bir şehir.Şehirde bir çok kafe ve market var.Yürüyerek bir günde şehrin tamamını gezebilirsiniz.Dolaştıkça her yerde Che’ye ait posterler,yazılar,heykeller görmeniz mümkün.Burada halkın geneli beyaz veya hafif koyu tenli.Siyahi Küba’lıya burada çok az rastladım.


SANTIAGO DE CUBA

Santiago de Cuba Küba’nın ikinci büyük şehri ve Santiago de Cuba Eyaleti’nin başkentidir. Tarım (şekerkamışı, tütün), madencilik (demir, manganez, bakır filizi yatakları) merkezidir. Petrol arıtma, dokuma, rom, başlıca endüstri dallarıdır. Küba’nın dört yükseköğretim kurumundan biri olan Santiago de Cuba Üniversitesi de buradadır. Eskiden Küba’nın başkenti olan Santiago de Cuba,Batı Afrika’dan gelen köle gemilerinin varış limanıydı. Günümüzde  burada yaşayan  halkın büyük çoğunluğu siyahi Afrika kökenli insanlardır.

Küba devrimi açısından önemli bir şehirdir.Fidel Castro,1 Ocak 1959 yılında devrimi,bu şehrin merkezinde yer alan bir balkondan ilan etmiştir.Küba için önemli olan bir çok edebiyatçı ve müzisyen de bu şehirde doğmuş ve yaşamıştır.İbrahim ferer’de bunlar dan birisidir.

Şehirde ulaşım daha çok Jeep benzeri arkaları açık kamyon diye tabir ettikleri araçlarla sağlanıyor.At arabalarını da görmek mümkün.Burası Havana’ya ve diğer şehirlere nazaran daha ucuz bir yer.Şehir sokaklarında başka şehirlerin aksine Camilio Cienfuegos ve Fidel posterleri daha çok.

Şehir dağlık bir alana kurulmuş.Ülkenin hemen hemen en dip noktası.Bütün Kübalı’ların kutsal saydıkları,dini inançlarını temsil eden büyük ve çok güzel bir kilisesi var.El Cobre kilisesi.Küba’nın her yerinden insanlar burayı ziyarete geliyorlar.Ayrıca çok güzel manzaraya sahip bir de kalesi bulunuyor.kaleden deniz manzarası harika.Ağustos ayında şehri ziyaret ederseniz ,Rio karnavalını andıran,dans,eğlence,müzik ve içkilerin bolca içildiği güzel ve unutulmaz bir gösteriye tanıklık etmiş olursunuz.

El Cobre Kilisesi ve Santiago De Cuba Kalesi

 

Leave a Comment